5 Mayıs 2013 Pazar

Sahi Nereden Çıkmıştı Bu Halil Sezai?



Yeşilçam'ın şarkıcıyla valsi günümüz sinemasında da hayat bulmaya devam ediyor. 70’li yıllarda zengin kız fakir oğlan aşkı, 80’lerde köyden kente göçün sıkıntılarıyla beslenen film türünün günümüz versiyonu konusunu metropol yaşamı ve bireylerin yalnızlaşmasından alıyor. Burjuva kültürünü özümseyen ve bu kültürle barışan günümüz karakterleri, hayatın içindeki yeni konumlarıyla beyaz perdede yer buluyorlar. Türdeşlerin konu olarak seçtiği namus, geçim sıkıntısı, şehirde tutunama gibi sorunları yerini çekirdek ailenin parçalanmasıyla oluşan bireyselleşme ve bunun toplumsal yansımaları aktarmayı seçiyor.

Bu türün günümüz örneklerinden biride hiç şüphe yok ki “İncir Reçeli” filmidir.İsyan naralarının dalga dalga yayıldığı filmde şarkı sosyal meydanında itici gücüyle geniş kitlelere ulaşma olanağı buldu.Film gişede yönetmeninin yüzünü güldürmese de, Halil Sezai fenomeninin oluşmasını sağladı.Hatta film karakteriyle can bulan şarkının ve şarkıcının günümüze kadar taşınmasına olanak verdi.


İncir Reçeli filmi 2009 yılında aynı adlı kısa metrajlı versiyonuyla çıkmıştı, izleyicinin karşısına. 2011 yılında da Aytaç Ağırlar’ın vizörüne taşındı.Yönetmen filmin aslına sadık kalmak için verdiği çaba senaryonun gelişimi önündeki en büyük engeldi, sanırım.Çekimde kullanılan mekan kısırlığı da bu nedenle olsa gerek.



Film, hayatını skeç yazarlığıyla kazanan Metin’le, Metin’den önceki hayatında ne yaptığına dair en ufak bilgimiz olmayan Duygu'nun aşkını konu almaktadır.Uzun metrajlı denemelerindeki başarısızlığından mı (Filmin bu sahnesinde Türk sinema endüstrisinin yapımcı sorununa da gönderme yapmıştır), “sanatçı” yaşamasının getirdiği bohemlikten mi yoksa entelektüel yapısından mı kaynaklıdır, bilinmez düzenli olarak alkol tüketmektedir. Duygu'yla da bu alkol tüketimi seanslarından birinde müdavimi olduğu barda tanışır. Aynı gün Duygu’ya evini hatta yatağını açar fakat “Sadri Alışık” edasıyla kıza dokunmaz ve salondaki kanepede yatmayı tercih eder. Bu kararı almasında Duygu'nun “sevişmek yok” sözlerimi yoksa ilişkisel doygunluğu mu etkilidir bilinmez. Bunun birkaç tekrarı sonucunda Duygu’ya aşık olur ve alkol tüketimi partneri yapar kendine. İçki ve kahvaltı mekanlarına sıkıştırılmış bir aşk yaşamaya başlarlar. Alkol tüketimin yoğun olduğu sahnelerde çeşitli içki markalarını, tüketilen içkileri gördüğümüz gibi içki adabı ve beraberinde tüketilecek yiyeceklere dair bilgi paylaşımı da yapılır.Bu sayede ne neyle nerede içilir hakkında geniş bilgi sahibi olabiliriz, bu film sayesinde.

Duygunun hayatının sırı ve bunun açığa çıkmasıyla yaşananların ardından metropol aşkı bohemliği, sanatçı duyarlılığıyla aktarılır, izleyiciye. Post-itlerle evin kaplandığı sahnede uhrevi bir ışıkla aşk senaryoya dönüşür ve ölümsüzleşir.



Film aynı zamanda 1970 yılında çekilen “love story” filmiyle izleyiciyle buluşan dramatik aşk filmi öğleleri taşımaktadır. Filmin günümüze kadar farklı versiyonları çekilmiş olması konunu klişeye kaçmasını ve izleyicinin sahneler hakkında öngörüde bulunmasına neden olmuştur.

Filme dikkatimi çeken bir diğer ögeyse ayak fetişistlerinin gönlünü hoş edecek sahnelerdir. "Tarantino varı ayak planlarla" başlayan kadrajlardan geniş plana geçen sahnelerde izleyici oyuncuların ayaklarıyla haşır neşir olma fırsatı bulmuştur.Özellikle sırt sırta verip aynı yatağı paylaştıkları sahnede her iki oyuncununda ayaklarını ayrıntılarıyla görme olanağı buldum.



Esas oğlan ve kız üzerine odaklanan konu yan rollerde oynayan oyuncuların kaybolmasına neden olmuştur. Bu özelliğiyle oyuncuların tipten karakter geçemediği film örneklerinden biri olması da bir diğer öneli film detayıdır.

Metin'in esas kızın evinden çıktığı sahnede yönetmenin  Aronofsky selam çaktığı sahneyi de göz ardı etmemek gerek tabi. Sahne filmin bütününden bağımsız olsa da görsel olarak başarılı olmuş.

Not: Algıda seçicilikten olsa bugün bir dövme ekstra dikkatimi çekti. Bir kadın filmdeki Duygu karakterinin kolundaki dövmenin aynısını sırtına yaptırmış. Buda gösteriyor ki bu filmin hikayesi daha uzun yıllar konuşulmaya devam edecek.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder