Salon aristokrasi boyunduruğunda yaşayan sanatının "sokağa düşmesi" ve popüler kültüre dahil olması kolay olamadı tabi. Çağdaş sanatın hizmet eden tüm 20 yy. sanat akımları gibi pop art akımı da bu durumun cengaverlerinden.
Sanatın müze ve sanat galerisinden sokağa taşınması ismini bilmediğimiz ama görsel hafızamıza işleyen sanat eserleriyle tanışmamızı sağladı.Sanatın teklik özelliği yerle bir eden bu dönüşüm beraberinde getirdiği pek çok eleştirinin oluşmasını sağladı. (Bu noktada T. Adorno'yu ve kültür endüstrisi kavramını saygıyla anmadan geçemeyeceğim). Sanat eserinin zanaate ve hatta tasarıma geçişi sağlayan mimarlarından biride Keith Haring'dir.
1958'te Pennsylvanina'da doğan Keith Haring, öğrenimine Ivy School of Professional'da (Profosyonel Görsel Santlar Okulu) devam etti. Çok geçemeden grafik tasarım eğitimine yönlenmeye karar veren Haring 1978 New York'taki School of Visual Art'a kaydını yaptırdı.
Haring'ın sokak,metro gibi kamusal alana taşıdığı sanatını toplum için sanat anlayışının en güzel örneklerinden biri olsa gerek. Berlin duvarına yaptığı çalışmasıyla sistem eleştirisi yaparken aynı zamanda popüler kültüre de hizmet ettiğinin farkında mıydı acaba?
Haring'in önlenemez yükselişi Any Warhol yollarının kesişmesini sağladı.Yine bu dönem pop shopla yapıtlarını ticari metaya çevirerek ucuza ulaşılabilir sanat eserine dönüşmesini sağladı.
AIDS ile savaşı desteklemiş olan sanatçı 1990 yılında bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.
Hem Haring'in röportajlarının ve yaptığı eserleri hakkında bilgi almak hemde dönem sanatı anlamak için Keith Haring'in Evreni filmi izlemenizi tavsiye ederim.
İyi seyirler.
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder