19 Mayıs 2013 Pazar

Ergenlik Herkese Zormuş




Hayatımın en zor dönemi hiç şüphe yok ki ergenlikti. Sadece benim için öyle olduğunu sanıyordum, tabi. Sonrada öğrendim ki herkes için öyleymiş ama o dönem o kadar kendime gömülmüştüm ki görsem bile fark etmezdim büyük ihtimalle.


Fiziksel değişime ruhsal değişimde eklenince ne yapacağımı bilemeyen ben çıktı ortaya. Çaresiz boyun eğmek yerine karşı koymayı seçtim her ergen gibi. Sanki tüm dünya yıkılmış da altında kalmışım modunda geçen günleri ve geceleri tercih ettim. Her şeye sinirlenip bünyeyi depresyona itmek, tripten tribe koşmakta rutine binmişti. Oysa büyük olmak başka bir şeydi Evimiz Hollywood'ta (Beverly Hills, 90210) dizisinde. Onlar zamanla arkadaşım olmuşlardı. Fakat sokağa çıktığımda bulamıyordum onları yabancılaşıyordum. Sahi Brandon,  Brenda, Dylan nerede yaşıyordu.





İlk aşk ve arkadaşımın aşkısın tribi tüm olanların üzerine tuz biber ekmişti. Nasıl o kadar gururlu davranmışım hala anlayamıyorum.

Her şeyin üstüme geldiğini düşündüğüm bir dönem annelere psikologa gitmek istediğimi söyledim, küçük burjuva kaygılarımla. Annemle babam endişelenmişlerdi tabi. Kızları gayet normal görünüyordu. Aklı fikrine yerindeydi ama neden gitmek istiyordum ki psikologa. Eleştirmeden kabul ettiler. Eşe dosta danıştıktan sonra bir doktor bulunmuşlardı.

Üçümüz doktorun karşısındaydık. Oysa doktorla ben olurum diye düşünmüştüm, yanılmışım. Doktor neyin var deyince nasıl demeliydim ki sıkıntımı, bilemedim. "Kendimi herkes gibi hissetmiyorum"  cümlesi çıkıverdi azımdan. Buna karşı doktor "herkes böyle düşünür" dedi ve bana beş ilaç verip gönderdi. Ne bekliyordum bilmiyorum ama büyük hayal kırıklığına uğratmıştı bu konuşma sonunda. Ardından bir doktor daha denemek istediğimi söyledim. Gencecik bedenime ilaçları yüklememi istemiyorlardı annemler de, kabul ettiler yeni  doktor talebimi. İlaçları da attım tabi. Yeni doktorda da benzer  tablo üçlü "terapi" seansı ve üç ilaç. Sonunda ümidi kestim doktorlardan, ikinci ilaçları alamadım tabi.





The Year Dolly Parton Was My Mom filmini izlerken o günler geldi aklıma. Ergenliğin adil davranmama koşulları kişi ve olaylara göre değişebiliyormuş. Küçük burjuva sıkıntılarının yanına üvey anne ve baba,  hayali pop star annede eklenince ergenlik daha travmatik bir hal alıyormuş.




Elizabeth'in hikayesi 1976 yılında geçiyor. Anne baba ve 11 yaşında bir kız çocuğundan oluşan  mutlu mesut çekirdek ailelemizin huzuru küçük bir ihmalle son buluyor. Okulda kan gruplarının işleyişini öğrendikleri bir günde, Elizabeth, annesinin, babasının ve kendi kan grubunun matematik hesaplaması sırasında, evlatlık olduğunu öğreniyor. Annesini olduğunu düşündüğü  Dolly Parton aramak için pembe bisikleti, kırmızı rujuyla  şarkıcının  peşinde düşüyor. Tabii anne olarak kabul etmediği annesi de peşinden yola düşüyor. Ve aile hikayesi yol hikayesine dönüşüyor.





Elizabeth'in Dolly Parton konserine gittiğinde doktorumun  "herkes kendini farklı hisseder" sözleri kulağımda çınladı ve ne demek istediğini o anladım.O sahne gecikmeli ve artık işlevsiz hale gelen katarsis etkisi yarattı bende.




Not:  Doktor arayışıma ne oldu derseniz.İkinci doktordan sonra son buldu.Psikiyatri kitaplarını okumayı tercih ettim. Jung , Freud ,Erich Fromm yeni doktorlarım oldu.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder