Bu sözlerle sonlanan "Selvi Boylum Al Yazmalım" filmini defalarca izlemişimdir.
İlk izlediğimde çocuk olduğumdan olsa gerek İlyas'ı(Kadir
İnanır)yerine Cemşid'i(Ahmet
Mekin) tercih eden Asya'yı(Türkan
Şoray) anlayamamıştım. Sözlerin ve yaşananların ağırlığını
ilerleyen yaşlarımda öğrendim. Tatbiki uygulamalı deneyimler
tecrübeyle sabitlenince İlyas'ın verdiği acıyı Cemşid'le dolduran
Asya'yı da, anladım. Yaraya ilaç yerine insan basmak çoğu zaman acılı olsa da
şaşan yolu ve acıyı dindirmeye yarıyor. Belki de
acılı zamanlara merhem olsun diye tanrının hediyesi olan
insanlar, sevgileriyle ruh da plasebo etkisi yatıyor.
Aynı adamı her
seferinde ilk gün heyecanıyla karşılamak ve başka bir yıkımla bitirmek
sevgiyi. Arifesinde teselli için merci ararken her şeye sarılabiliyor
insan. Böyle anlarda yaşam her zaman adil davranmıyor tabi. Gidenin
acısını artacak sevgiler ruh da derin yaralar açıyor. Sükûnet bu
noktada en büyük teselli. Belki bazı aşklar yaşamak için sonsuzu bekler.







Hiç yorum yok :
Yorum Gönder