24 Eylül 2013 Salı

Gucci ve Kadın




Gucci ve onun Premiere reklam kampanyasını bide benden okuyun.

18 Eylül 2013 Çarşamba

Ama Haksızlık bu Öyle Değil Mi?



Nedir bu kuşgillerin kedilerden çektiği canım. Çizgi alemin fantastik kurgusu bile bu gerçekliği yok edememiş.

Yılmaz Güney'in Anısına "Lal"


Semir Hoca - kurguyu sevdiren insan


Çocukluk anıları, eğitimi, çalışmalarıyla hayatını sinemaya adamış, özelikle kendi çeviri olan Sinema ve TV'de Görüntü Kurgusu kitabı (Aleksey G. Sokolov) ve kitapta örneklerininde bulunduğu yumurta adamları sayesinde aks çizgisi ve atlaması gibi sinemayla ilgili teknik terimleri anlamamı sağlamıştır (kurgunun pratiğiyle aram hala iyi değil).

Adam Olacak Çocuk


Kim derdi ki çocukluk kahramanının gelecek hayatınızı etkileye bileceğini.

14 Eylül 2013 Cumartesi

12 Eylül 2013 Perşembe

Film Ekimi Gelmiş Hoş Gelmiş


Sonbahar gelişini hissettirmeye başladı.Yapraklar sararıp,havanın soğuması (menopoz giren kadın etkisi yaratıyor insanda) gibi sonbahar depresyonu için gerekli olan tüm koşullar hazır tabi benim gibi sinefililer için ziyafet olan film festivallerinin gelişini hesaba katmazsak. Bunlardan ilki iksv'nin düzenlediği film ekim.

Ve Jay Kay tekrar İstanbul'a Gelir



Rock'n Coke'u çok severim ama bu sene Jamiroquai geleceğini duyduğumda bu festivale gitmek kaçınılmaz oldu. Fotoğraf çekmeyi de ihmal etmedim. 

11 Eylül 2013 Çarşamba

Sadizm ve CK



Tam ismi Calvin Richard Klein olan 1942 New York doğumlu dünyaca ünlü modacıdır. 1993 yılında kadın ve erkek giyiminde Amerika'nin en iyi tasarımcısı ödülünü almıştır.
Calvin Klein’in sahip olduğu moda evi, 1970’lerde kurulmuştur. Merkezi New York’ta bulunmaktadır. Firmanın ürün yelpazesi arsından kadın ve erkek giyim, jean ve kullanıcılarının müdavimi olduğu be, one, escape gibi parfümlerinin üreticiliğini yapan firmadır. Tasarımlarından sade çizgilerle şıklığı ve kaliteyi ön plana çıkaran CK bu özellikleri sayesinde tüketicisinden tam puan almıştır. Farklı ürün kategorileri sayesinde 7-70 her yaştaki tüketiciye hitap etmektedir. Fakat marka reklam kampanyalarında hedef kitle olarak 18- 35 arası kadın ve erkek tüketicileri hedeflemektedir
Christy Turlington ve Kate Moss'un sürekli modelliğini yapmasının yanı sıra, CK Jeans reklamlarında birçok ünlünün boy göstermiştir. 





Örneğin 1980 yılında, henüz 15 yaşındaki Brooke Shields’e daracık jean pantolon giydirmiş, kışkırtıcı bir edayla "Calvin'imle arama hiçbir şey giremez" dedirtmiş. Çocuk yaştaki bir modelin, sübyancılığı çağrıştıran bu reklamda görünmesi büyük tepki çekmiştir.

 Fakat o yılda firma bu reklam sayesinde 400 bin jean satmış.1982 de ise Calvin Klein mark Wahlberg ve Antonia Sabato Jr.’in tanıtım modelliğini yaptığı erkek iç çamaşırlarıyla başarısına devam etmiştir.
 Fakat o yılda firma bu reklam sayesinde 400 bin jean satmış.1982 de ise Calvin Klein mark Wahlberg ve Antonia Sabato Jr.’in tanıtım modelliğini yaptığı erkek iç çamaşırlarıyla başarısına devam etmiştir.

 Fakat o yılda firma bu reklam sayesinde 400 bin jean satmış.1982 de ise Calvin Klein mark Wahlberg ve Antonia Sabato Jr.’in tanıtım modelliğini yaptığı erkek iç çamaşırlarıyla başarısına devam etmiştir.




Ürünlerinin tanıtımında kullandığı reklamların Amerikan toplumuna bile ağır gelmesi üzerine dönem başbakanı Bill Clinton'ın tepkisini basın toplantısında dile getirmiştir. Fakat marka çarpıcı ve reklam kampanyaları ile ürünlerini tüketicilerine tanıtmaya devam etmektedir.





Freud çalışmalarında cinsel sapmalar ve bunarlın insanlar üzerindeki etkilerinden bahsetmiştir. Bununda çocukların cinsel evrelerindeki aksaklık yâda suçluluk ve aşağılık duygularının yetişkinlik çağına sarkması sonucu ortaya çıktığı düşünmektedir. Bu rahtsızlıkların en önemlilerinden biri cinsel objeye yâda insan acı verme isteğidir. Mazoşizm ve sadizm olarak adlandırılan kavramlar bireyin acı duymakta yâda vermekten haz alması olarak tanımlanmaktadır. Bu kişiler görülen ilişki türünde, aktiflik ve pasifliğin karşıtlığı cinsel yaşamın temelini oluşturur. Sado-mazoşizmde, sadistçe davranışlar, aşağılık duygusunu giderici, mazoşist davranışlar ise suçluluk duygusunu giderici etki yaparlar. Calvin Klein Jeannin bu reklamında bireylerin mazoşist ve/veya sadist yanlarını deşifre edilmektedir. Kadrajın donduğu sahnede kadın tekme atmak üzere sol dizini kıvırmış gibi konumlarken, erkekse daha önce almış olduğu darbe yâda darbeler nedeniyle yerde konumlanmıştır. Görseldeki kadın bunu yapmaktan aldığı haz yüzünden okunmaktadır. Erkekse bu duruma kayıtsız teslim olmuştur. Aralarında köle-sahip ilişkisini andıran bir mizansen oluşturulmuştur ve her ikisi de durumundan memnundur. Ataerkil kodları bilinç altıda taşıyan kadın, erkek üzerinde tahakküm kurarak türdeşlerinin veya kendi günahlarını aklamaktadır yâda bastırdığı yanlarıyla yüzleşmek yerine erkek üzerinde baskı kurmayı tercih etmiştir. Bu sayede bilinçaltına attığı günah ayıp yâda yanlışlarını yansıtma yöntemiyle yön değiştirerek dışa vurmaktadır. Erkekse aşağılık kompleksinden gelen ayıplarıyla yüzleşmektedir. Görselde kullanılan depo görünümlü mekân bu düşünceyi desteklemektedir. Kullanılan renklerin canlığı aynı zamanda Adam bir şeklide buraya getirilmiş ve burada kalması sağlanmıştır. Rıza yoktur ama uzaklaşma çabası da yoktur. Bu durumun kadın ve erkek vücudundaki fiziksel farklılıkla vurgulamaktadır. Erkek karşı koyabilme gücüne sahipken teslim olmayı tercih etmiştir.
Cinsel sapkınlık türlerinden biride röntgenciliktir. Bu tarz kişilik bozukluğu olan kişilerde gözlem yoluyla cinsel doyuma ulaşılır. Röntgencinin izlediği insan yâda insanlarla ilişki kurması gerekli değildir. Bu görselde de sol arka kösede konumlanmış erkek figürü bu özelliklere sahiptir. Çiftin arasındaki mazoşist – sadist ilişkiyi izlemekten haz almaktadır. Bu durumu engellemek yâda taraflardan birinin yanında olmak yerine onları uzaktan izleme nedeni budur. Sırasını bekleme olasılığı olduğu gibi sadece röntgenleyerek de cinsel doyuma ulaşabilme olasılığı vardır.

Görseldeki karakterler estetik dış hatlara sahiptir. Bu sayede idealize edilmişler ve mükemmeliyetçi bakış açısına sahip olduklarına vurgu yapılmıştır.(Bu noktada Alman faşizmdeki mükemmel erkek ve kadın figürleri ile oluşan arî irk düşüncesinde gönderme yapılmıştır). Ayrıca kadın ve erkek figürlerin giymiş olduğu kostümlerin deri olması bu duruma vurgu yapmaktadır. Faşist tepki idealize edilmiş kadın ver erkek bedenleriyle görselleştirilmiş ve insanların id konumundaki duyarlılıkları yâda rahatsızlıklarını görselleştirmiştir. Bu sayede süper ego nedeniyle bastırdıkları düşünceleri gün ışığına çıkmıştır.

10 Eylül 2013 Salı

Plasebo Etkili Sevgiler





Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, dostluktu, sevgi emekti..
Durursam bir daha kurtulamam..
Ziyanı yok, gülüşü yeter bize..
Yüreğim kaydıysa günah mı?..
Çamura saplansam yardıma gelir misin?..
Elini tuttum sıcacıktı, yüreği elindeymiş gibi..
Elinden tutuversem benimle gelir mi?
Seninim işte, alıp götürsene beni..
Elveda asya, elveda selvi boylum al yazmalım, elveda..
Bitmemiş türküm benim..




Bu sözlerle sonlanan "Selvi Boylum Al Yazmalım" filmini defalarca izlemişimdir. İlk izlediğimde çocuk olduğumdan olsa gerek İlyas'ı(Kadir İnanır)yerine Cemşid'i(Ahmet Mekin) tercih eden Asya'yı(Türkan Şoray) anlayamamıştım. Sözlerin ve yaşananların ağırlığını ilerleyen yaşlarımda öğrendim. Tatbiki uygulamalı deneyimler tecrübeyle sabitlenince İlyas'ın verdiği acıyı Cemşid'le dolduran Asya'yı da, anladım. Yaraya ilaç yerine insan basmak çoğu zaman acılı olsa da şaşan yolu ve acıyı dindirmeye yarıyor. Belki de acılı zamanlara merhem olsun diye tanrının hediyesi olan insanlar, sevgileriyle ruh da plasebo etkisi yatıyor. 

Aynı adamı her seferinde ilk gün heyecanıyla karşılamak ve başka bir yıkımla bitirmek sevgiyi. Arifesinde teselli için merci ararken her şeye sarılabiliyor insan. Böyle anlarda yaşam her zaman adil davranmıyor tabi. Gidenin acısını artacak sevgiler ruh da derin yaralar açıyor. Sükûnet bu noktada en büyük teselli. Belki bazı aşklar yaşamak için sonsuzu bekler.

7 Eylül 2013 Cumartesi

Bu Tada Bayılıyorum


Tüm tatlılardan vazgeçebilirken çikolatadan vazgeçemiyorum. Sanırım genetik yapımın ve türümü sürdürmenin getirdiği miras bu. Ama bu ara bir çikolata bütün alışkanlıklarımın değiştirmemi sağladı. Hangisi mi tabi ki Beyoğlu çikolatası. Bu tatla tanışalı beri başka bir çikolata yiyemiyorum.
İstanbul yakınlarında hatta Beyoğlu yakınlarında oturmuyorsanız bu ürünü tüketmeyiniz. Bağımlılık yapabilir.

Not  :aslında elitin çikolatasıymış ama maalesef markette satılan ürünler bu kadar lezzetli değil.

3 Eylül 2013 Salı

Keşifle Gelen Kim

Şehir dışından gelen yeğenlerim sayesinde şehrim İstanbul'u yeniden keşfediyorum. Rutine binmiş pek çok alışkanlığım ve tekrarların farkına varıyorum. Bu esnada yeğenlerimden birinin gözüne bir afiş çarpıyor.Bu dikkatinin nedeni onun  Kore kültürüne merakı mı yoksa, benim umursamadan geçtiğim pek çok afiş gibi onuda görmezden  gelmeme rağmen onun dikkatle çevreyi incelmesinden  midir bilinmez; ben fark etmediğim halde o heyecanla "İstanbul - Kore Dünya Kültür Exposunun Afişini" gösteriyor. Eve geldiğimizde internetten organizasyonu inceliyoruz. Haberlerde bize bilgi kaynağı olmakta hevesli. Onun pek çok organizasyon ilgisini çekerken benim dikkatimi 13 - 16 Eylül tarihleri arasında gösterilecek olan Türk Kore filmleri oluyor. Hangi filmler nerede oynuyor derken Kim Ki-Duk'un Türkiye'ye geleceğini öğreniyorum. Bu büyük mutluluk ve şans benim için.




1 Eylül 2013 Pazar

30. Yazı Barışa Gelsin


İçinde bulunduğum coğrafyanın bağımsız bir ülke olmasında önemli mihenk taşlarından biridir, Kurtuluş Savaşı. Bu nedenle 30 Ağustos tarihi Türk milleti için ayrı bir önemi taşır.

Bugün pek çok gazetede Atatürk'ün "Savaş, bir milletin kaderini etkilemediği sürece cinayettir" sözüne vurgu yapan yazılar okudum ve  Suriye'de yapılacak bir savaşın hangi ulusun kaderini etkileyeceğini düşündün uzun süre. Türkiye'nin, İran'ın , Irak'ın ve yakın bölge ülkelerinin kaderini negatif anlamada etkileyecekti. Bu nedenle "Bu savaşa hayır!" diyorum. Umarım bu farkındalığı herkes yaşar.

Not: 30'uncu yazımın 30 Ağustosa gelmesi çok manidar oldu tabi.(30 Ağustosta yazıp 1 Eylülde yayınlanması dahada manidar olmuş tabi)