2 Ağustos 2013 Cuma

Yanmaya Niyetliysen Uçuş Serbest



Sevgi nerede başlar nerede biter? Tutkuyla sevgi arkadaş mıdır yoksa birbirinin celladı mı? Biri azalırsa diğeri üstlük kurar mı? Bağımlılık sevginin masum kardeş midir yoksa şeytanı mı? Zaafla bağımlılık karışırsa insan aşık mı olur yoksa hasta beyinler mi üretir tüm bu olanları? Bağlılık ne zaman bağımlılığa dönüşür? Monogami ile örülmüş ahlak yapımız poligamiye dönüşürse neden felaket olur? Evlilik kurumu mutlak aşkın mı toplumsal yükümlülüğümüzü mü aklanmasını sağlar?


Benzeri karmaşık düşünceler aklımda dolaşırken, erkek arkadaşımla izlediğim (ne kadar ironik ) Candy filmi aklıma geldi. Aşkla uyuşturucu bir araya gelince hangisi daha üstün bağımlılık olduğunu düşündüm; sanırım filmin yönetmeni Neil Armfield da buna karar verememiş ve aşk harmanlı uyuşturucu filmini çekmiş. Filmde toplum normlarıyla kutsanmış evlilik kurumu bile ilişkinin ve aşkın kutsanmasını sağlayamaması da gayet düşündürücü. Oysa kutsanmış evlilik kurumu ilişkiyi tüm kötülüklerden arındırmak için yeterli değil miydi? En azından benim içinde olduğum kültür bana bunu öğretmek için programlanmıştı.




Büyük şehirlerin getirdiği obsesif yaşam ve ben olamayan bireyleri, biz olma yoluna girince başarısızlığı göğüslüyor. Bu aşamada toplum tarafından kabullenilen (iş , temizlik, güzellik,sağlık) yaşamlarına katan bireyler legal bağımlılıklarıyla kendilerine yaşamda yer bulurken uyuşturucu ve alkol gibi illegal bağımlılığa sahip olanlarsa toplumsallaşamadığı gibi aşk bağımlılığıyla da baş edemeyip hayatlarını yaşanmaz hale getirebiliyor.

Benim bağımlılıklarım ne kadar legal yada illegal yada yaşamımı ne kadar akladım toplum nazarında bilinmez ama bu aşkı görünce içimde derin sızı ve beraberinde sonsuz soru işaretleri belirdi. Bu aşkın yaşmak iyi mi yoksa ceza mı bilemedim beraberinde.


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder