Bu yazı havanın 1 Nisan şakası yapacağını düşünmeden kaleme alınmıştır.
Bir görünüp bir kaybolan bahar (Nisanın geleceğini
haber almış olacak) bugün varlığını hissettirdi. Hazırlıksız yakalandığım bu
karşılaşama bende şaşkınlık yaratmadığın dersem yalan olur. Sabah, akşamdan
kalama düşünceyle giydiklerimi, öğlen olmadan ( üşenmedim) eve dönerek değiştirdim.
Kıyafet seçmek biraz zordu. Çünkü dolabımdaki yazlıklar bana göz kırparken
kışlıklara giden elime mani olamıyordum. Elbiselerimin bir süre daha dolabı
beklemeleri gerektiğini düşündüm, kıştan kalma alışkanlıkla. Fakat mavi, pembe,
uçuş uçuş elbiselerime selam vermeyi ihmal etmedim. Onlarda hatırlanmanın
etkisiyle tüm güzelliklerini bana sundular. Erken bir karşılaşma olduğunu düşünerek
yanlarından ayrıldım. Tüm bu selamlaşma ve vedalaşma seremonisi ardından yaz ve
kışın gönlünü yapacak baharlıklarımı giydim ve baharın coşkusu, heyecanı ve
mutluluğuyla tekrar sokakta buldum, kendimi.
Sokakta selamlaşmayla yetinmeyip
samimiyet kurmuş yaza merhaba kadınlarıyla, yok kardeşim benim kışım bitmedi
ama yazla da flörtüm başlayabilir diyen kış kadınlarını görünce herkesin
benimle benzer süreçleri yaşadığını fark ettim. Erkeklerde bu heyecana
katılmışlardı. Fakat kafaları kadınlar kadar karışık değildi. Resmiyeti elden
bırakmayan blazerlılarla, ben sporcuyum yaza kışa bakmamcılar hava koşulları
doğrultusunda kalınlıklarını ayarladıkları kostümleri ile arzı endam
ediyorlardı; caddelerde, sokaklarda.
Baharın
sarhoş edici atmosferiyle sokakları şenlendiren Pazar günü insan manzaraları
böyleydi, şehrim İstanbullunda.
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder