1 Nisan 2013 Pazartesi

Hoş geldin bahar




Bu yazı havanın 1 Nisan şakası yapacağını düşünmeden kaleme alınmıştır.



Bir görünüp bir kaybolan bahar (Nisanın geleceğini haber almış olacak) bugün varlığını hissettirdi. Hazırlıksız yakalandığım bu karşılaşama bende şaşkınlık yaratmadığın dersem yalan olur. Sabah, akşamdan kalama düşünceyle giydiklerimi, öğlen olmadan ( üşenmedim) eve dönerek değiştirdim. Kıyafet seçmek biraz zordu. Çünkü dolabımdaki yazlıklar bana göz kırparken kışlıklara giden elime mani olamıyordum. Elbiselerimin bir süre daha dolabı beklemeleri gerektiğini düşündüm, kıştan kalma alışkanlıkla. Fakat mavi, pembe, uçuş uçuş elbiselerime selam vermeyi ihmal etmedim. Onlarda hatırlanmanın etkisiyle tüm güzelliklerini bana sundular. Erken bir karşılaşma olduğunu düşünerek yanlarından ayrıldım. Tüm bu selamlaşma ve vedalaşma seremonisi ardından yaz ve kışın gönlünü yapacak baharlıklarımı giydim ve baharın coşkusu, heyecanı ve mutluluğuyla tekrar sokakta buldum, kendimi. 






Sokakta selamlaşmayla yetinmeyip samimiyet kurmuş yaza merhaba kadınlarıyla, yok kardeşim benim kışım bitmedi ama yazla da flörtüm başlayabilir diyen kış kadınlarını görünce herkesin benimle benzer süreçleri yaşadığını fark ettim. Erkeklerde bu heyecana katılmışlardı. Fakat kafaları kadınlar kadar karışık değildi. Resmiyeti elden bırakmayan blazerlılarla, ben sporcuyum yaza kışa bakmamcılar hava koşulları doğrultusunda kalınlıklarını ayarladıkları kostümleri ile arzı endam ediyorlardı; caddelerde, sokaklarda.
 Baharın sarhoş edici atmosferiyle sokakları şenlendiren Pazar günü insan manzaraları böyleydi, şehrim İstanbullunda.





Hiç yorum yok :

Yorum Gönder